2007/2008 SEZONUN GERİDE KALAN DÖRT HAFTALIK SÜPER LİG VE AVRUPA SÜRECİNİN GENEL DEĞERLENDİRMESİ(06.09.2007)

 

                   Fenerbahçe, bu sezon Almanya’da Beşiktaş ile yaptığı Süper Kupa finali ile başlayan serüvenine toplam 7 maçtır devam ediyor. 4 haftası geride kalan sezonun 2 maçında ancak galip gelen Fenerbahçe Süper Kupa finali de dâhil olmak üzere büyük ve önemli olarak nitelenebilecek ve takımın bu sezon ki kaderini belirleyecek final niteliğindeki maçları kazanmasını bildi. Önce Beşiktaş’ı 2-1 mağlup ederek Süper Kupayı aldı. Ardından da Şampiyonlar Ligi ön elemesinde karşılaştığı Anderlecht’i iki maçta da gol yemeksizin 1-0 ve   0-2’lik skorlarla mağlup ederek guruplara kaldı ve geçen sezondan beri süre gelen büyük maçları kolay geçme özelliğini devam ettirdi.  Bunun yanında da yine geçen senedeki karakteristik özelliğini devam ettirerek ligin iki yeni takımına puanlar kaybetti.

 

Ligin 4. haftasında; Gençlerbirliği Oftaş 1-1 Fenerbahçe.  İşte maçın özet görüntüleri...


Teşekkürler tims@h...

                   Kan kaybı

                   Fenerbahçe, bu sezona başlarken geçen sezonlarda koşan mücadele eden ve Fenerbahçe’nin ruhu olarak tanımlanan Tuncay’ı kaybetti. Tuncay, Fenerbahçe ile anlaşmaksızın bonservissiz olarak İngiltere’nin sıradan bir takımı olan Boro’ya gitti. Bizi üzen Tuncay’ın gitmesi değil, gitme şekliydi. Fenerbahçe taraftarı Tuncay’a bu yönden için için kızsa da şimdiye kadar yaptığı özverili mücadelesinin hatırına sövgüler düzmedi… "güle güle" dedi.

                   Tuncay’la birlikte kaptan Ümit te harika bir veda ile, gözyaşları ile Kadıköy’den uğurlandı. Kaptana da yakışan buydu. Her ikisine de bundan sonraki kariyerlerinde ve hayatlarında başarılar… teşekkürler ediyoruz…

                   Bu kayıpların yanında Rüştü ve Mehmet Yozgatlı Beşiktaş’a Serkan’da Trabzonspor’a gittiler. Serkan genelde ilk 11’de kendine yer bulurken Rüştü ve Mehmet Beşiktaş’ta Tuncay’da Boro’da yedek beklemeye devam ediyorlar…

                   Bu kayıplar Fenerbahçeli taraftarın genelinde kan kaybı olarak nitelendirilse de bence Tuncay haricinde Fenerbahçe bir şey kaybetmedi.

                    Gelenler

                   Dünyanın gözü bir anda Kadıköy’e çevrildi…

                   Çünkü, dünyanın tartışmasız en büyük futbolcularından biri, yaşayan efsane Roberto Carlos Fenerbahçe’deydi artık…  

                   Roberto Carlos, geçen 7 maçlık seride oynadığı harika futbol ve 3. haftada Sivas maçında attığı inanılmaz kafa golüyle kariyerine ve adına yakışır bir performans gösteriyor…

Ligin 3. haftasında Roberto Carlos'un Sivasspor'a kafayla attığı o muhteşem gol...

 

                   Wederson, Ali Bilgin, Gökhan, İlhan, Yasin, Colin Kazım yeni transferler ve görev verildiğinde bu periyotta bence ilk 11’i zorladıklarını gösterdiler.

                   Bu sezonun en önemli transferi de Deivid(!) oldu. Zico’nun orta sahaya çektiği Deivid bu şekilde oynamaya devam eder ve bu pozisyonda kendisini geliştirirse çok başarılı olacağı kanaatindeyim.

                    Zico

                   Daha her şeyin başındayız… Zico’nun her kaybedilen puan sonrasında bu kadar eleştirilmesini Fenerbahçe’nin belki kurulduğundan bu yana var olan sabırsız, doymayan, kanmayan büyük taraftarının beklentilerine veriyorum. Ancak sürekli antrenör değiştirme başarıyı asla mümkün kılmayacak bir yaklaşımdır. Sürekli başarılar için istikrar çok önemli. Bence Fenerbahçe, kısa zaman içersinde küçük olarak nitelediği maçları da nasıl oynaması gerektiğini çözecek ve harika bir takım olacak.  

                    Hakemler ve Lig

                   Basının Fenerbahçe için pompaladığı şey; çok kaliteli olduğu neredeyse dünya şampiyonu olması gerektiği… Unutmayalım ki Fenerbahçe Türkiye’nin en büyüğü olsa da; Türkiye’nin en büyüğü nihayetinde. Bu lig, bu hakemlerle, bu hakem ve federasyon yapısı ve uygulamalarıyla aşama katetmek, Avrupa’da başarı kazanmak çok zor. Fenerbahçe bu zoru hatta imkansızı başarmak arzusunda…

                   Andelecht’le Belçika’da oynadığımız maç öncesi Mehmet Demirkol’un yorumunu dinliyorum; özetle Türkiye’deki gibi Fenerbahçe’ye töleranslı davranılmayacağını söylüyor kendince. Maç bittiğinde de şaşkın bir ifade ile, deplasmandaki bir takıma bu kadar kıyak geçen bir hakemin zor bulunacağını söylüyor. Unutmayalım ki; geçen sezon Fenerbahçe sürekli lider götürdüğü ligde son 4-5 haftaya kadar penaltı kazanamamışken ve ceza sahası civarından verilen frikikler bir elin parmakları kadar bile değilken Avrupa arenasında oynadığı maçlarda hem penaltı ve hem de frikik kazanıyordu.

                   Biz Fenerbahçe’ye kıyak geçilmesini istemiyoruz. Objektif davranılsın, önyargılı olunmasın yeter… Bu zorlukların yine de Fenerbahçe’yi güçlendireceğini düşünüyorum. Yeter ki yönetim kararlılığı bu şekilde devam etsin…

Fenerbahçe, Kadıköydeki ilk maçta 1-0 mağlup ettiği Anderlecht'i deplasmanda 2-0 mağlup ederek 2007/2008 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde guruplara kaldı. Deplasmanda 2-0'lık muhteşem zaferin geniş özetini aşağıda yayınlıyorum. Bu video için Fenerbahçeli kardeşim timsah'a çok teşekkür ediyorum.

Kura çekiminde İnter, PSV ve CSK Moskova ile eşleşen Fenerbahçemize gurupta başarılar dilerim.

 İşte maçın özeti...